AI_01

Günümüz sanatının en başarılı sanatçılarından biri olarak kabul görülen Çinli kavramsal sanatçı Ai Weiwei bu yıl ilk kez Sakıp Sabancı Müzesi tarafından İstanbul’da ağırlanıyor. Porselen çalışmalarının odak noktası olduğu sergide sanatçının politik dili zekice mesajlarla biz seyircilere yansıyor.

Güncel olaylar üzerinde düşünürken geleneksel dil kullandığı eserlerinde, put kırıcı eylemlerin peşin hükümlü değer yargılarımıza ve kültür eserlerinin korunması konusundaki tutumumuza meydan okuyor. Eskiyi yeni bir forma dönüştürmek, estetik sistem içinde yeni bir arayışa yönelmek sanatçının geleneksel formları kullanarak yeni bir dil oluşturması işlerinin temelini oluşturuyor.

dav

dav

dav

Bana göre yaşayan en güçlü sanatçılardan biri olan Weiwei’in bu kadar etkileyici biri olmasının en önemli sebebi ise sadece sanatçı olması değil, cesur ve asla yılmak bilmeyen bir insan hakları savunucusu olmasıdır. Weiwei’e göre sanat  sadece estetik bir uygulama olarak değil, yeni sorular ortaya atmak için bir fırsat, sanatçı ise toplumsal değişimin kilit fügürüdür.

dav

“Eğer sanatımın insanların acı ve üzüntüsü ile hiç bir ilgisi yoksa, o zaman sanat ne içindir ki?” diyen Weiwei ülkesi Çin’de yaşanan insan hakları ve toplumsal olayları dile getirerek başını bir hayli derde sokmuş. Hapis, polis şiddeti, ülkeden çıkma yasağı, pasaportuna el koyma, iftira ve hatta atölyesinin yerle bir edilmesi gibi ciddi sorunlarla boğuşan sanatçı, güçlü ve cesur tutumuyla insanlığa ilham veren bir örnek teşkil ediyor ve asla yılmıyor.

En önemli işlerinden biri olan “Sunflowers Seeds” için köy halkını istihdam edip, porselen ay çekirdeklerini ürettirdi. Çin devletinin bedavaya çalıştırdığı ve sömürdüğü insanlara haklarını vererek devleti insan hakları sömürüsü yönünde de eleştirmiş oldu. Tabi hemen ardından hükümet tarafından bir kez daha hapis cezasına çarptırıldı.

Hayatı pahasına olsa da karşısına çıkan bütün zorluklarla mücade eden sanatçı, özellikle mülteci kamplarını bizzat ziyaret ederek oradaki insanlarla iletişimini sürdürdü. Onları dinledi, çünkü Ai Weiwei “Eğer sanatçılar insanlık onuru ve insan haklarından bahsedemeyecekse, bunu başka kim yapacak?” diyerek açıklamasını sunmakta.

dav

Sanatçı 2017 yılında, 21. yüzyıl mülteci krizi  konusundaki iddialı, hümanist ve şok edici bir sinema denemesi hazırladı. Human Flow ( İnsan Seli ) adlı belgesel film, milyonlarca insanın savaş, açlık ve iklim değişikliği nedeniyle zorla yerlerinden edilmesini konu alıyor.  Sanatçının kameraman ekibi ile dünyayı dolaşarak küreselleşmiş bir vaat ve umutsuzluk öyküsünü irdelediği film genelikle düşman ya da kurban olarak nitelendirilen insanların yaşanmışlıklarından oluşuyor. Ülkemizde de Antalya Film Festivalinde gösterilen film teknik bir aksaklık (!) sebebiyle tam da Türkiye’de çekilen sahnelerin olduğu kısımda kesilmiş ve büyük tepkilere sebep olmuştur.

dav

Ai Weiwei’in Porselene Dair sergisini eğer hala görmediyseniz 28 Ocak 2018 tarihine kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz. Eminim sanatçının zekasından etkilenecek, kendinizi sorgulayacak ve insanlığa bakış açınız değişecektir. Ben kendisini ve işlerini yakından gördüğüm için kendimi çok şanslı hissediyorum. Sergiyi izlediğinizde eminim siz de en az benim kadar bu duyguyu hissedeceksiniz. Bu gibi önemli insanlarla bizi bir araya getiren kurumları ise saygıyla selamlıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *